1001 HADİS IŞIĞINDA – 12

“Bir kavmin kızkardeşinin oğlu, o kavimdendir.”

Cenab-ı Mevlana şöyle buyurur: “Kim, erliğe hazırlanmamış, er olmamışsa o dişilik, öbür alemde surete bürünür. O gün adalet günüdür. Adalet, her şeyi layık olduğu yere koymaktadır. Ayakkabı ayağındır, külah başın. Bu suretle her isteyen isteğine erişir, her batan batacağı yere kavuşur. Hiçbir istek, isteyenden esirgenmez. Parlaklığın eşi güneştir, suyun eşi bulut. Allah’ın adaleti, herkesi eşiyle çift etmiştir; fili fille, sivrisineği sivrisinekle. Ahmed’e mecliste dört seçilmiş dost, enis olur; Ebucehil’e de Utbe’yle Zül- hımar! Cebrail’le canların kıblesi Sidre’dir, karnına kul olanların kıblesi sofra. Arifin kıblesi vuslat nurudur, filozoflaşan aklın kıblesi hayal. Zahidin kıblesi ihsan sahibi Allah’dır, tamahkarın kıblesi altınla dolu torba. Mana gözetenlerin kıblesi sabırdır, surete tapanların kıblesi taştan yapılan suret. Batın aleminde oturanların kıblesi lütuf ve ihsan sahibi Allah’dır, zahire tapanların kıblesi kadın yüzü. Böylece eski yeni… say dur. Usanırsan yürü, işine bak! Bizim rızkımız, altın kase içindeki şarap, köpeklerin rızkı, yal yedikleri yere dökülen tutamaç suyu. Ne huyla huylandırdıysak ona layıksın. Seni o rızık için göndermişizdir. Onu ekmeğe aşık ettik, o huyu verdik ona. Bunu sevgiliye aşık ettik, sarhoş yaptık, bu huyu verdik buna. Huyundan razıysan, hoşlanıyorsan neden ondan kaçıyorsun öyleyse? Dişilik hoşuna gittiyse çarşafa gir. Rüstemlikten hoşlanıyorsan al hançeri…”
Bizler, tasavvuf ehli olarak, daima insan üzerinde dururuz ve insan dışına çıkmayız. Hayali bir Allah peşinde koşmayız. Eğer hayali bir Allah peşinde koşarsak, bizler evlatlarımızı bugüne ve yarına göre yetiştirmemiş oluruz. Bu nedenle bizler her zaman ne kadar hakikatler varsa, onları dile getirmeye çalışırız. Bilinçli ibadet nedir? Biz, Allah, dediğimiz zaman, Mürşidimiz vasıtasıyla Pirimize ve Resulallah’a yolumuz çıkar.
İşte Hazreti Mevlana yine şöyle buyurur: “Hazreti Muhammed’in dışında bir Allah aramaya kalktığınız an, kendinizi boşlukta bulursunuz.”
Hazreti Peygamber Efendimiz de Kur’an-ı Kerim’de, Allah dilinden şöyle konuşuyor: “Beni bu alemde göremezsen, öbür alemde hiç göremezsin.”
Pekala biz onu bu alemde nasıl göreceğiz? Kim bu alemde Hazreti Muhammed Efendimize bende olmuş, onun haline bürünmüş ve onun dilinden konuşuyor ise, işte o kişiyi seyretmek Hakk’ı seyretmektir. Onun dışına çıkmak Hakk’ın dışına çıkmaktır. Allah esması kamufledir, örtüdür; zatını aradın mı insan çıkar. Zaten insan olmadıktan sonra, sen nereye yola çıkıyorsun, kime gidiyorsun?

About Author

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Leave a Reply