1001 HADİS IŞIĞINDA – 26

“İki çeşit insana, Cenab-ı Hakk kıyamet gününde, lütuf ve rahmet nazarı ile bakmaz. Birincisi, yakın akrabalarıyla alakalarını kesip, onları arayıp sormayarak ve ihtiyaçları olup olmadığını düşünmeyerek ve yardım etmeyerek kendi aleminde vaktini hoş geçirenler; ikincisi, komşusunun iyiliklerini gizleyip, kötülüklerini ilan ve ifşa eden ve her şekilde komşusunu tedirgin edenlerdir.”

İnsan insanın cenneti, insan insanın cehennemidir. Sevgi kadar büyük bir kudret yoktur. İki kişiden biri diğerini sevse, öteki onu sevmese, seven cennette, sevmeyen cehennemdedir. Sen onu sev, o isterse seni sevmesin.
Büyüğün büyüklüğü, küçüğünü düşünmesinde ve sevmesindedir. Ne kadar seviyor ve düşünüyorsa o kadar büyüktür.
Allah’ın kudretiyle bitişmiş olan kamil insan, herkese ücretsiz ve menfaatsiz olarak hizmet eder. Herkesi o kadar sever ki, konuşurken bile, incitirim diye yüreği titrer. O ilahi bir güneştir. Biz ona küsüp arkamızı dönsek bile, o yine bizi aydınlatır; bu sefer de arkamızı aydınlatır. Lütfu o kadar sonsuzdur.
Bütün mesele, başkalarının gönlünü yapmaktadır ve kendi kabahatini bilmektedir. Allah, kendini bizim gözümüzle görür. O zaman, bizim zannettiğimiz bu göz kendisinin gözü olur. Zaten bu göz bizim midir ki? Allah, “İnsan benim elçimdir. Ben, insanı benden söz etsin diye yarattım. Beni yad etsin, benim güzelliklerimi anlatsın diye diledim ve ondan sonra o ben olsun istedim” demiştir.
İçimizde, bize benzeyen bir ‘Biz’ vardır. Aslında ‘Biz’ ‘O’yuz. Görünen şu beden Allah’ın evidir. Dışardan görmek isteyen bizi, bu evin içinde nasıl görecek? Hakikisini görmek için, içeri girmek lazım. İçeri girdin mi, işte orada söz biter; orada sohbet, kelam, harfler yoktur.
İnsanın gözü, Allah’ın gözüyle birleşirse, herkes o kadar güzel görünür ki… Ayırmak, çirkin görmektir. Güzel gören gözün kalbi, şefkat hazinesidir. Onlar herkesi sever.
Biz, bize ‘kötü’ diyenleri tenkit etmek bile istemeyiz. Çünkü olabilir ki, bu tenkitten onların gönülleri incinebilir. Onların gönlü, Allah’ın gönlüdür, bizim gönlümüzdür; hepimizin gönlü, aynı gönüldür. Yıktığın gönül, senin. Yıkarsan, kendi malını yıkmış, harap etmiş olursun.
Allah, ayırım bilmez. Şu Arap, şu Türk demez. Çünkü O, her varlığın anasıdır; hiçbirinin incinmesini istemez. İncitenden ayrı, incinenle beraberdir. Biz de yüzümüzü Allah’a döndüysek, söyleyeceğimiz sözlere çok dikkat etmeliyiz. Bilelim ki kimi incitiyorsak, Allah’ı incitiyoruz demektir.
Bakın Hüdavendigar Mevlana’mız ne güzel söylüyor: “Bu kainatı görüyorsunuz ya, bu kainat Allah’ın ailesidir. Allah da benim sevgilimdir. Sakın ailemden birini incitmeye kalkmayın, onlardan biri dahi incinirse, korkarım; sevgilim incinmesin…”

About Author

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Leave a Reply