1001 HADİS IŞIĞINDA – 27

“İki, birden ve üç, ikiden ve dört, üçten hayırlıdır. Daima insanlarla cem olunuz. Zira, Cenab-ı Hakk, ümmetimi Hüda’dan başka bir kelime üzerinde cem ettirmez.”

Hüdavendigar Mevlana, buyurur, der ki: “Kurtların, köpeklerin canı, hep ayrı ayrıdır. Bir olan Allah aslanlarının canlarıdır. Canları diye cemi sırasıyla söyledim… Çünkü o bir tek can, cisme nispetle yüz olur! Gökteki bir tek güneşin bir tek nuru da ev içlerine vurunca yüzlerce nur olur ya! Fakat ortadan duvarları kaldırdın mı hepsinin de nuru bir olur. Evlerin temelleri kalmadı mı müminler bir tek insana döner, bu sır meydana çıkar. Ama sen dersin ki Allah eri Allah’a erişmişken nasıl olur da insanı anar? A adam, bu suale karşı ancak eşek kakılır kalır. Sen, onların can olduklarını görmedin, onları insan suretinde gördün. Ey hamhalat, işte iş bu yüzden harap oldu ya… Onları, alelade adamlara uydun da insan suretinde gördün! İblis de “Ben ateşten yaratıldım, Adem topraktan” dedi. İşte sen de onları, İblis’in Adem’i gördüğü gibi gördün. O iblis gözünü bir an olsun yum; ne vakte kadar suret görüp duracaksın, ne vakte kadar, ne vakte kadar? Ey ırmak gibi yaşlar döken gözlerinle onları ara, gafil olma, ümidini kesme! Gafil olma, ara… Ara ki devlet, aramaktadır. Alemin bütün işlerini bırak da canla başla üveyk kuşu gibi “Kû, kû – Nerede, nerede” de!”
Mevlevilik hırkada, sikkede, tennurede değil, gönüldedir. Onlar ancak simgelerdir. Mevlana o sikkede, hırkada durmuyor. Burası umutsuzluk kapısı değil, tamamen umut kapısıdır. Allah ile yaşayan hep umut içindedir, Allah’sız yaşayanın umudu çabuk biter. Allah dostları ile birlikte yola çıkıldığı zaman umutlar artar, umutsuzluklar azalır. Zaten manevi varlıkta ancak birlik vardır. Benim canım senin canını tanıdı mı görüp geçirdikleri şeylerin aynı şeyler olduğunu hatırlarlar.
İsmi olan kudretin ne kıymeti var? İsimden çok ne var? İsimler sıfattır; zat ise her şeyi çevreler. İsim, bir bağdır, tek bir bağ. Halbuki zat, hiçbir şeyin zıddı değildir, çünkü tevhiddir.
Biz kendi küçük aklımızla, her şeyi çevreleyen o kudreti de küçültüyoruz. ‘Ali’ diye isimlendirince, o kudret her şeyiyle beraber; ‘Ali’ olunca, ‘Rabb’ül-Alemin’ olmaz, küçülür. Allah’a isim koyunca, O’na hudut çiziyoruz. Sonra o hududun içinde seyrediyoruz O’nu. Allah’ı esma’dan çıkarıp, hüsna’da seyrettik mi, O bütün kainatı kaplar. Hüsna, Allah demektir.
Bir insan, her insan; her insan, bir insan demektir. Ben sizi tanıyorum. Eğer siz benim içimde olmasaydınız sizi tanıyamazdım. Şu halde kendi kendimi görüyorum demektir.
Bir mürşid-i kamilin gölgesinde oturmak, hayali bir Tanrı’yı anmaktan daha iyidir. Çünkü mürşid-i kamil, Hakk’ın elçisi, onun temsilcisidir. Onu herşey bilmek, ona imanla bakmak, hayali Tanrı’yı düşünmekten daha iyidir. Mürşid-i kamiller Allah’ın gölgeleridir, hepsi Tanrı’nın aletleridirler. Hazreti Muhammed Efendimizden zuhura gelen bütün o güzel kelamlar Tanrı’nın kelamıdır. O, Allah’ın aletiydi, Hakk ondan işliyordu. Bu devirde de Peygamber Efendimizi kendisine bende etmiş, O’nun varlığına bürünmüş ve tamamen O olmuş bir mürşid-i kamili bulup, ona bağlanmak, hakikatte Hazreti Muhammed’i bulmak, O’na bağlanmaktır.
‘10’ yazarsın ‘1’çıkar öne, ‘100’ yazarsın ‘1’ çıkar öne, ‘1000’ yazarsın yine ‘1’ çıkar öne… Sen o ‘1’ i buldun mu, hepsini buldun demektir. Misal olarak önünde ‘1000’ tane mum var diyelim, sen kendindeki mumu ister baştaki mumdan, ister sondaki mumun ışığından yak; ama bunun için gerilere gitmeye gerek yok, sana yakın olan mumun ışığından yakman daha doğru olur, mantıklı olan budur; çünkü onlar sayıda fazla görünseler bile onların ışıkları yine o ‘1’ dendir.
Bakın Hüdavendigar Mevlana’mız yine ne güzel buyuruyor: “Ey ayıp ve ar hırkasını giyinen donmuş, üşümüş aşık sen can korkusuyla candan kaçıyorsun. Irmağı gördün ya… Testideki suyu ırmağa döküver. Su, hiç ırmaktan kaçar, çekinir mi? Testideki su, ırmağa döküldü mü ırmakta mahvolur, ırmak kesilir. Vasfı yok olur da zatı kalır… Artık bundan böyle ne kaybolur, ne kötüleşir, pislenir!..”
Allah’tan ümit kesilmez. Gönüller temiz ve saf olursa, istekler olur. Bizler mademki Allah’ı istiyoruz, o halde kendimizi temizlemek için çok çalışmamız lazım ki, O’nun güzellikleri bizlerden de tecelli etsin.

About Author

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Leave a Reply