1001 HADİS IŞIĞINDA – 53

“Kardeşleriniz size hadim olanlardır. Cenab-ı Hakk, onları size nimet olarak vermiştir. Çünkü kardeş, yediğinden yedirir, giydiğinden giydirir; kendisinin hakkından gelemeyeceği işi size teklif etmez, ederse de kendisi yardımcınız olur.”

Bir insana sunulmuş en büyük nimet akıldır. Allah, mademki bize akıl verdi, o zaman o aklı daima Allah’ın güzelliklerinde tutmamız gerek. İnsan, ne kadar zeki olursa olsun, kendi aklıyla ne kadar düşünse noksandır. Allah’ın aklıyla düşünürse, her şeyi çevreler o zaman. İnsan aklını aslına kavuşturabilirse, yani Allah’tan geleni Allah’a teslim edebilirse, işte o zaman kendi vücudunu idrak edebilir. Yoksa beşer akıl, insan vücuduna eremez.
Her zaman söylüyoruz; hakikatte en büyük hizmetçi Yaratıcı’dır. Onun kadar gece gündüz hizmet eden, bir saniye hizmetini boş bırakmayan yoktur. O Allah’tır; Yaratıcı. Düşün bir sefer; kiminle dirisin? Kiminle yaşıyorsun? Sana ait ne var? Hiçbir şey yok.
İki kardeş bile, icabında birbirlerine zıt olabiliyorlar; fakat iki Allah aşığının birbirine zıt olduğu görülmüş müdür? O ister ki öbürü ihya olsun; öbürü de ister ki o ihya olsun. Onların birbirlerini sevmeleri, ebedi hayat demektir.
Bir gün, Hazreti Mevlana’ya sormuşlar: “İbadetin büyüğü nedir ya Mevlana?” Mevlana, onlara şu cevabı vermiş: “İki irfanın birbirlerine niyaz etmeleridir.” “Peki” demişler, “Bunun manası nedir?” Mevlana yine cevaplamış: “Birbirlerini Hakk olarak tasdik etmeleridir.”
“Peki, birbirlerine ne söylerler?”
“İhlas-ı Şerif okurlar ve birbirlerini Hakk olarak gördüklerine kasem ederler. İhlas-ı Şerifi okuduktan sonra hal-hatır soruşurlar ve Hakk muhabbeti yaparlar; ayrılırlarken de Fatiha suresini okuyarak ayrılırlar.”
Peki kimin kudretiyle söylüyorlar bunu? Allah’ın. Bakın ne diyorlar birbirlerine: “Kulhuvallahu Ehad – Kasem ederim Allah’a, o Ehad sensin.” İşte, Allah’ın kudretiyle birbirlerini Hakk olarak tasdik ediyorlar. Fakat bu ikrarlar kişide varlığını gösterdiği takdirde, artık o kişi herkese muhabbet açamaz, konuşamaz.
Size sıkıntı veren herşeyi bize havale edin, korkmayın; üzülmeyin de… Biz vaktiyle benliğimizi seve seve verdikten sonra, onun yerine öyle bir ‘Ben’ zuhur etti ki, ne biter, ne usanır; her zaman yardım eder. Şimdi size yardım eden de o ‘Ben’dir. O’nun ‘Rahim’lik sıfatıdır.
Her yüz, Allah’ın yüzü. Hangi yüzü Allah yapmamış ki? Senin yüzün yaşlanır, çürür ama, Allah’ın yüzü yaşlanmaz, hep gençtir. İşte biz, o her daim genç ve diri olan yüzü bulacağız. Diri yüzün ne gölgesi olur, ne de yiyip içmeye ihtiyacı vardır… Ama bu gölgesi olmayan ‘Kudret’ de yaşlanan, çürüyen bir yüzden zuhur eder…

About Author

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Leave a Reply