1001 HADİS IŞIĞINDA – 70

Beşeriyete mahsus hatalar, gizli olarak yapıldığı ve gizli kaldığı takdirde, hatanın sahibi ve sahiplerinden başkasına zarar vermez. Lakin hatalar aşikar olur ve bu hale memur olanlar tarafından göz yumulursa, zararı umumi olur.

 Gerek Hazreti Muhammed ve İmam Ali Efendimiz, gerek Hüdavendigar Mevlana ve Hazreti Şems ve bütün Evliyaullah olsun, onların çektikleri bütün sıkıntılar Allah’ı yüklendikleri içindi, oysa bizim çektiğimiz sıkıntılar kendimizden haberimiz olmadığımız içindir. İnsanın kalbi bile Allah’ı zikreder, oysa insan başka şeyleri zikretmektedir, kendilerine vakıf değildirler. İşte mürşid-i kamiller de size sizi söylemekle mükelleftirler. Ama sizler buna rağmen hatalara koşarsanız o zaman kimse Allah’ı bundan mesul tutamaz, ancak kendinizi mesul tutabilirsiniz.

Bir insan kendini bilerek yaşarsa hiç hatalara düşmez. Ama bir insan kendini bilmeyerek yaşarsa ve bir de kimliğini öğrenmek için arayışa düşmezse, demek ki ona verilen o akıl boşa verilmiş, o aklı doğru yolda kullanmıyor ve ömrünü boşa zayi ediyor demektir. Bizim burada vazifemiz yolcuya kendinin kim olduğunu bildirmek, kimliğinden haber vermektir. Eğer yolcu burada anlatılanlara kulak verir de kimliğini öğrenmeye ve kendini bulmaya gayret ederse, kısa zamanda kurtuluşa erer. Ama kulak vermez de nefsinin tuzağında yola koyulursa hiçbir yere varamaz.

İnsan olandan hiçbir şey gizlenemez.

Pirimiz Cenab-ı Mevlana buyurur der ki:

“Ey yolcu, çalış her zerren göz olsun, çalış her zerren kulak olsun.”

İnsanın her zerresi göz olursa, ondan artık birşey gizlenmez, güneşten de üstündür. İnsanın her zerresi kulak olursa, o da artık herşeyden haberdardır, herşeyi işitir. Çünkü artık Hakk ile Hakk olmuştur, Hakk’tan da hiçbir şey gizli değildir. Ama malesef toplumun çoğunluğu saflığı bırakmış, dünyayı gönüllerine koymuş, sonra da diyor ki, ben bilirim.. Yok öyle şey, sen gönlüne dünyayı koymuşsun, Hakk’ı koymamışsın, gönlünde Hakk’tan başka herşey var, sen hiçbir şey bilemezsin. Zengin görünüyorsun ama aslında fakirsin, kayıplardasın. Gözlerin açık ama, nefsine ait olan şeyleri görüyorsun. Kulakların işitiyor ama, hep nefsine ait olan şeyleri duyuyorsun. Hakk’ın muhabbetine kulağını uzatmıyorsun. Hakk’ın güzelliklerine göz yönlenmemiş.

Hazreti Muhammed Efendimiz buyurmuştur: “Allah hiçbir zaman insanlığa kötülük ihsan etmez.” Fakat insan Allah’a yüz tutmadığı için, yani O’nun Habibine, kendisini kötülüklere atar ve Allah buna üzülür, nasıl üzülür, Peygamberi üzüldüğü için üzülür.

Bu nedenle biz burada devamlı Hazreti Muhammed Efendimizi dile getiririz. Çünkü o şefkat ve merhamet doludur. O’nun güzel kerametleri sonsuzdur.

Peygamber Efendimizin şefkat ve merhametinin büyüklüğü ile ilgili size şöyle bir misal vereyim: Bir gün biri Hazreti Peygamber Efendimizin huzuruna gelmiş ve, “Ya Resulullah, sana bir sorum olacak” demiş. Peygamber Efendimiz bakmış, hemen adamın bir sıkıntısı olduğunu anlamış. “Buyur, sor.” demiş. Adam devam etmiş, “Bilerek bilmeyerek hatalara düştüm, suç işledim. Yarın bir gün Hakk’a yürüyünce, korkuyorum, cehennemde yanacak mıyım?” Tam o sırada da, karşıdan bir anneyle çocuğu geçiyormuş. Hazreti Peygamber’imiz cevap vermiş, “Şu anneyle çocuğunu görüyor musun?” “Evet” demiş adam, “görüyorum.” Hazreti Resulullah devam etmiş, “O anne ister mi çocuğu ateşte yansın?” “İstemez” demiş adam. “Peki, demiş çocuk ateşe düşse annesi ne yapar?” Adam yine cevap vermiş, “Anne hemen atar kendini ateşe.” “Neden?” diye sormuş Hazreti Peygamber. “Çünkü” demiş adam, “Anne şefkat doludur.” Peygamber Efendimiz gülümseyerek devam etmiş, “İlahi Hakk! Annede bu kadar şefkat varsa, Allah baştan aşağı şefkattir.”

Ne güzel diyor yüce Mevlana: “Bu dünya benim yerim değil, burası bir mahpushane. Ben bu aleme bir kaç mahpusu kurtarmak için geldim.”

Bakın demiyor, bütün dünyayı kurtarmaya geldim, ancak üç beş mahpusu kurtarmaya geldim, diyor. Kim kulak verecek, gönül verecek, onlar kurtulacak.

About Author

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Leave a Reply