Arif nedir, kime arif denir?

Arif nedir, kime arif denir?
Sadece “Ben arifim” demekle arif olunmaz. İrfaniyet hoş şeydir ama, o da iki türlüdür: Biri aşık olarak bilmek, biri de dinleyerek bilmek. Elmanın elma olduğunu bilmek, kuru kuruya irfaniyettir. Elmanın elma olduğunu bilip yemek de, aşk irfanıdır. Çünkü, lezzet var. Lezzet, ancak aşktadır.
Arif sözünün anlamı, “Bilmiyordu, öğrendi, bildi” den ibarettir; Tanrı’ya bu sözü söylemek, bu vasfı vermek, yakışık almaz, bu böyle. Fakat örf bakımından arif daha ileridir. Çünkü arif bildiğini delilsiz bilir; bilgiyi görüşle, bakışla görmüş de elde etmiştir. Arifler bu çeşit kişiye arif derler.
Ulu Arif Çelebi, Divan’ında şöyle buyurur: “Ruh topraktır, aşk ise ölümsüzlük suyu. Akıl karıncadır, o ise Süleyman. Eğer aşk kadehinden bir yudum içtiysen, bu manalar senin için kolaydır. Aşkın Şah’ı eğer seni kabul ederse, teşekkür olarak ucuz olan canını ver. Aşk yakınlık başköşesinde oturmuş; akılsa acizlik çölünde dolaşıp durmaktadır. Yüzünü padişahlık toprağına koy. Zira aşk ona Fatiha suresini okumaktadır. İrfan ile kendinden geçmiş Arif’in canı, Mevlana’nın sırrından bir nükte söyledi. Bu da onundur, Allah ondan razı olsun…”

“Bana bak; benden başka her neye, her kime bakarsan, Allah’ın aşkından habersiz olduğun anlaşılır!
Cenab-ı Hakk’ın nuru, güzelliği hangi yüzde varsa, o yüze bak! Olabilir ki, o yüz hürmetine bahta, devlete, saadete erişirsin!
Arifler, aklı, baba yerine koyarlar; bedeni de ana sayarlar! Sen, gerçek bir oğul isen, babanın yüzüne bak!
Şunu iyi bil ki, pir, mürşid, baştan başa Hakk’ın sıfatları ile sıfatlanmıştır! O, insan şeklinde görünür ama, iş göründüğü gibi değildir!
O, sana karşı köpük gibi görünür ama, kendi sıfatına göre, kendince deryadır! Halkın gözü, insanlar, onu bir yerde oturtuyor, orada ikamet ediyor görüyorlarsa da o, her an seferdedir, yoldadır, hakikat yolculuğundadır! O, gönüllerde dolaşmaktadır!
Kuruluktan, yaşlıktan, her şeyden münezzeh olan Hakk’tan gönül Meryemi’ne bir suret geldi!
Gönüllerde dolaşan elçi, içinde ruhun gizli olduğu bir nefes ile gönül Meryemi’ni gebe bıraktı!
Ey gönül; sen, o padişahlar padişahına gebe kaldın! Çocuk karnında oynamaya başlayınca, işi anlarsın!
Tebrizli Şems’ten mana yolu ile gebe kalırsan, sen de bir gönül olursun ve gönül gibi, gayb alemine uçar gidersin!”

HÜDAVENDİGAR MEVLANA

About Author

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Leave a Reply