En büyük, en yüce mana aşktır. Aşk, karanlıksız, gecesiz bir gündüzdür.

Herşeyin temeli sözdür, söz. Söz, ibadet ağacının meyvesidir, çünkü ibadet de sözden doğar. Cenab-ı Allah, bu kainatı bir sözle yarattı: “Ol, der, olur” dedi. İnanç gönüldedir, fakat sözle söylemezsen fayda etmez. Namaz bir iştir, fakat Kur’an okumazsan doğru olmaz. Sözün değeri yoktur dediğin zaman bile bu değersizliği yine sözle söylüyorsun, öyleyse nasıl olur da sözün değeri olmaz? Hasılı söz de, yine döner dolaşır sonunda aşka gelir.
Mananın da çağları var. Tabiatın mevsimlerine benzeyen mevsimleri var. Mana mevsimleri aşkla terbiye edilirse, Tanrı ilhamları meydana gelir ve Tanrı ilhamları, büyük bir bulanıklığı parçalaya parçalaya yürür.
En büyük, en yüce mana aşktır. Aşk, karanlıksız, gecesiz bir gündüzdür. Gündüz bile karanlık vardır da, aşkta yoktur. Gündüzün bir mağarada karanlık vardır ama, aşkın ışığına hiçbir şey engel olmaz.
Fakat insanlar birbirlerine benzemedikleri gibi, akıllarda birbirlerine benzemezler. Elbiselerde ne kadar çok renkler vardır. Birbirinin aynı olan iki elbisenin kumaşları, aynı boya kazanından çıksa bile, güneşte kuruyanla gölgede kuruyan arasında fark vardır. Ama onları ateşte yakarsak, hepsinin rengi bir olur: Kül rengi… Bunu da ancak aşk yapar ve akıllarımızı ateşinde yakarak renklerini bir eder.
Aşkı olmayan insan aşkı bilemez. Aşk kudreti herkese verilmiştir. Mürşid-i kamilin terbiyesi olmadan insanlar, bu aşk kudretini herhangi bir şeye veya bir eğlenceye sarfeder, yitirirler; sonra da ‘Allah bize nasip etmemiş’ derler. Halbuki bize verilen bu aşk kudretini, o aşkın kaynağını, hazinesini aramak için sarfedersek, aradığımızı mutlaka buluruz. O hazineyi bulup orada yok olmak en büyük devlettir.

“Ey dost! Ben, senim. Sen de bensin. Kendini bırakıp da kendinden gitme! Kendini başkası sanarak kapına geleni kapıdan kovma!
Gölge gibi senden hiç ayrılmayan biri varsa o da benim. Dostum, kendi hançerini kendi gölgene çekme!
Ey mana ağacı! Her yana binlerce gölgen serilmiş. Gölgelerini okşa. Aslından onları ayırma!
İlahi nurunda gölgelerin hepsini gizle! Onları yok et, parlak güneşe benzeyen yüzünü aç, göster!
Gönül ülkesi, senin iki gönüllülüğün yüzünden perişan olmuş, çık, tahtına kendi minberinden ayak çekme!
‘Akıl tacdır.’ Hazreti Ali temsil yolu ile böyle buyurmuştur. Sen de kendi için ile, kendi özün ile taca bir başka güzellik ver, yeni bir parlaklık bağışla!..”

HÜDAVENDİGAR MEVLANA

About Author

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Leave a Reply