1001 HADİS IŞIĞINDA – 20

“Allah’tan kork. En ufacık bir iyiliği dahi, pek ehemmiyetsiz olsa da, küçümseme, hor görme. Eğer kuyudan su çekerken elindeki kova, su için gelmiş olan birisinin kabına dökülmüş olsa bile, bu hal, iki tarafa göre de, iyiliktir. Din kardeşlerinden birisine, güler yüz ve tatlı dil gösterdin ise, bunu dahi, değersiz sayma. Aman aman, üzerinizdeki örtünün uçlarının, gelişi güzel yerlere doğru salıverilmesinden sakınınız. Büyüklük taslamaktan doğan, bu hali Hazreti Allah sevmez. Sende olmayan bir ayıp ile seni yeren ve kötüleyenleri, onlarda hakikaten var olan ayıp ile yerme ve kötüleme. Bırak vebali onun, sevabı senin olsun. Gayet sakınılacak şeylerden birisi de, bir kimseye sövmektir. Aman bundan da, son derece sakın.”

Allah’ın en güzel yüzü Hazreti Muhammed Efendimizden tecellisini göstermiştir. Hazreti Muhammed Efendimiz baştan aşağı rahmettir, baştan aşağı güzelliktir. Kendisine ne kadar hakaretler yapılmış ise de, O yine onlar için Allah’tan hidayet dilemiştir ve rıza kılmıştır.
İnsan yeryüzünde Allah’ın binasıdır. Ama kişinin gözü kör oldu mu, nefsi galip geldi mi bütün kötülükleri yapar. Sonuç olarak insan aslında çok mukaddes bir varlıktır, Peygamber Efendimiz bütün kötülüklerden münezzehtir, hiçbir zaman dilinden kötü bir söz çıkmamıştır. Ne kadar güzellik, iyilik varsa bu alemde, Allah bütün o güzelliklerin, iyiliklerin kaynağıdır.
Allah’ın sevgilisi Hazreti Muhammed Efendimiz’in dış sureti bir örtüdür ve o örtünün içinde de Allah’ın namütenahi güzellikteki yüzü bulunmaktadır.
Fakat insanlar bu güzelliklerin peşinde koşmak yerine nefsi arzularının peşine düşüyorlar. Ondan sonra başlarına kötülükler geldi mi, hem kendileri üzülüyor, hem ailesi üzülüyor. Allah da üzülüyor. O sana peygamberler gönderiyor, veliler gönderiyor, öğretmenler gönderiyor; ama sen onları dinlemiyorsun, o zaman Allah ne yapsın?
Size yapılan kötülüklere, verilen zararlara nefs hemen karşılık vermek ister. Ama bu davranış sizleri, karşınızdakinin seviyesine çekerken, manen geriletir, mahkumiyete sürükler. Bunun idrakinde olan kişi aynı yanlışı tekrar yapmaz. Hatta kendisinin kusurunu düzeltmesine vesile olduğu için bu tecrübeden memnuniyet duyar. Onun için her şeye rağmen sevmek, hoşgörmek, affetmek gerekir. İnsan kendi inançlarına bağlı olmakla birlikte, kendisinden farklı duygu, düşünce ve davranışları da olgunlukla karşılamalı, onları yargılamadan kabul edebilmelidir.
Cenab-ı Mevlana şöyle der: “Bu alemde kusursuz kul aramayın. Çünkü bu alemde kusursuz bir kul yoktur. Eğer yaşamınızı güzel geçirmek isterseniz, herkesin iyi taraflarına bakın ve öyle yaşamınızı sürdürün.”

Yazan

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Yorumunuzu yazabilirsiniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.