1001 HADİS IŞIĞINDA – 33

“Cenab-ı Hakk’ın en çok sevdiği şey, bir insan üzerine farz olan kulluk vazifesini yerine getirdikten sonra, din kardeşinin kalbine sevinç verebilmektir.”

Hüdavendigar Mevlana, kulluk hakkında bakın ne buyuruyor: “Padişahlar, kendilerine kul olana kul olurlar. Halk umumiyetle kendi yolunda ölenin yolunda ölür. Avcı onları ansızın avlamak için kuşlara av olmaktadır. Dilberler; aşıkları, canla, başla ararlar. Bütün maşuklar aşıklara avlanmışlardır. Kimi aşık görürsen bil ki maşuktur. Çünkü o, aşık olmakla beraber maşuk tarfından sevildiği cihette maşuktur da. Susuzlar alemde su ararlar, fakat su da cihanda susuzları arar. Madem ki aşık O’dur, sen sus artık. Madem ki o, kulağını çekmekte, sen tamamıyla kulak kesil! Sel akmaya başlar başlamaz önünü kes, yolunu bağla. Yoksa alemi perişan ve harap eder, her tarafı yıkar. Fakat harap olmaktan niye gamlanayım? Harebenin altında padişah hazinesi var!”
Mademki bize kulluk eden Allah’tır, o zaman bizim her an teslimiyette durmamız gerektir. İki cihanın hakimi olan Kamil İnsan’ın, yani bir Mürşid-i Kamil’in, bizi sevk ve idare edebilmesi için, bizim ona nedensiz, niçinsiz bir teslimiyetle tabi olmamız şarttır. Asıl tasavvuf, asıl manevi ve ilahi bilgi, işte bu teslimiyettir. Bu manevi yolda muvaffak olmak için, Mürşid-i Kamil’e tam bir teslimiyetle teslim olmak ve onun her sözünü dinlemek, yani kabul etmek lazımdır. Fakat o sözleri dinleyip kabul edebilmek için pamuk gibi olmamız lazımdır; taş gibi değil. Taş hiç suyu çekebilir mi? Tabii ki çekemez.
Yine Mevlana’mıza kulak verelim; O da bu konuda şöyle der: “Allah tarafından vahiy ve cevaba nail olan kişi her ne buyurursa o buyruk, doğrunun ta kendisidir. Can bağışlayan kişi öldürse de caizdir. O, naibdir, eli Allah elidir. İsmail gibi onun önüne baş koy. Kılıcının önünde sevinerek, gülerek can ver. Ki Ahmed’in pak canı, Ahad’la nasıl ebediyse senin canın da ebede kadar sevinçli ve gülümser bir halde kalsın. Bil ki aşıklar, ferah kadehini, güzellerin elleri ile öldürüldükleri vakit içerler…”
Bizler kendimizi ne kadar teslimiyete bırakırsak, o kadar teslim olduğumuz yer bizlerde varlığını, güzelliklerini gösterir ve bizlerin manevi kazançlar elde etmemizi sağlar.
Eğer siz sevinçliyseniz ben de sevinirim, mahzunsanız, ben de mahzun olurum. Acılık ederseniz ben de acı olurum. Lütuflarda, ihsanlarda bulunursanız, ben de lütuflarda ve ihsanlarda bulunurum. Ey güzel yüzlü sevgili! Seninle her şey hoştur, güzeldir…

Yazan

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Yorumunuzu yazabilirsiniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.