1001 HADİS IŞIĞINDA – 36

“En sevdiğim söz, doğru sözdür.”

Bizim iman ettiğimiz yer Hazreti Muhammed Efendimizdir; biz Hazreti Muhammed’in her sözüne inandık. O’na, daha Peygamber değilken bile her sözü doğru olduğu için, ‘Emin’ diye hitab ediyorlardı. Muhammed Emin. Yani Muhammed’in sözlerinden emin olun, O’nun her sözü doğrudur.
Hüdavendigar Mevlana’ya sordular: “Allah’ın sırrı nedir?” İşte Mevlana’nın verdiği cevap: “Allah’ın sırrı insandır. Allah, insanı yarattı, insanda kendini yarattı ve insanda sırlandı.” Bir insan sayısız bilgiyi dile getirebiliyor, manalar sunabiliyorsa, sözleri Allah’ın nuruyla dile geldiği içindir. Allah insanla görür, Allah insanla bilir.
Bakın bu hakikati Mevlana yine ne güzel dile getiriyor: “Beni yokluktan var eden, beni yaratan, her an beni söyletmede! Sonunda da, beni söyleten kerem buyurdu ve bütün söylediğim sözler, O oldu!”
Bugün, “Kur’an böyle söyledi, Kur’an şöyle söyledi” diyorlar. Kur’an kendi kendine hiçbir şey söylemez. Kur’an insanla dile gelir. Evet, Kur’an Allah kelamıdır. Allah, rüzgarla, bulutla, güneşle bunu söylemedi. Allah bu güzel kelamları bir beni ademin ağzıyla söyledi. O kimdi? Hazreti Muhammed. Hazreti Muhammed, bütün o güzel sözleri dile getirirken, hep “Allah benden böyle söyledi” dedi. İçindeki o kudrete Allah ismini verdi. Her an her dakika Allah’ı zikretti. Bütün bu güzellikler Allah’a ait dedi, bana ait demedi. Halbuki O, Hakk ile Hakk olmuştu, yani Allah’ın dışında hiçbir varlığı yoktu. Onun vücudundan Allah işliyor, tebligatlar, bilgiler oradan geliyor. Onun için, Hazreti Muhammed’i sevmek Allah’ı sevmektir, Hazreti Muhammed’in dışına çıkmak Allah’ın dışına çıkmaktır. Demek ki insan dışına çıkıldığında boşluk var. Bütün güzellikler insanda var ama her insanda değil. Bütün Evliyaullah O’ndan beslendi. Onlar kitaba baktılar sahibini araştırdılar, O’nun güzelliklerini gördükten sonra O’nun iç alemine kendilerini kaptırdılar, oraya aşık oldular. Hakk aşığı demek, Resulallah’ın aşığı demektir. Bizim dinimiz Hazreti Muhammed’dir; teferruat değil. Allah’a aşık olan için, Allah’ın her sözü doğru ve yerindedir.
Allah erleri daima tevazudadır, yokluktadır. Onların her sözü bilinçlidir, irşattır. Tanrı’yı insanın dışında tutmaz, daima Tanrı’yla insanı birleştirir. Bizler de Hazreti Muhammed Efendimize uyarsak, O’nun huylarıyla huylanırsak, hem içimizi hem de dışımızı temiz tutmuş oluruz. İnsanın her dakika kendini yenilemesi, iyiliğe, güzelliğe doğru yol alması gerek. Hazreti Muhammed: “İki günü bir olan bizden değildir” diyor. Hazreti Mevlana: “Dünle beraber gitti cancağızım ne kadar söz varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım” diyor. Biz, onların gölgesiyiz. Bizden önce onlar gölgelik yapmaktaydılar. Onların o yüce ruhlarını, taşıdıkları o güzellikleri, hiç şeksiz şüphesiz şimdi biz taşımaktayız. Katiyyen onların dışında değiliz ve şimdi bugüne göre sizlere konuşmaktayız.
İnsan, Yaratıcı’nın elçisi. Yaratıcı, insanın hep O’ndan söz etmesini, O’nun büyüklüğünü söylemesini, O’nun güzelliklerini kendi bendelerine ikram etmesini ister. O’nun dışında, başka yerlere gönlünü kaçırmasını istemez. Eğer insan, başka bir yerle meşgul olursa o an gaflete düşüp, güzelliklere perde çeker ve ondan sonra hüzne düşer, dertler bitmez.
Bizler kendimizi güzelleştirmek için gayret sarfetmekten vazgeçmeyelim. İnsandan insana yol alalım, insana layık bir yaşam sürelim. Kalplerin mumlarını yakalım! Benliğe kapılmadan yoklukta kalmaya gayret edelim ki, güzellikler bizlerde suret bulsun. Gayret etmekten hiç vazgeçmeyelim; herkesin kendi ölçüsünde ikram edebileceği güzellikler vardır. Sayıları ‘Bir’leyebilmektir insan olmak. O halde bütün yaratılmışları sevelim! Tümden göz olalım, O’nun sevgisi ile kainata bakalım. Kulak olalım, işittiklerimiz bize O’nun mesajlarını getirsin. Her zerremiz O’nunla nefes alsın. Biz söz olalım, Allah bizden konuşsun!..

Yazan

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Yorumunuzu yazabilirsiniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.