1001 HADİS IŞIĞINDA – 46

“Dilinizi ve edebinizi her zaman muhafaza ediniz ki, selamet ve saadet daima sizinle olsun.”

Bütün peygamberler ve veliler, sevgi sunmayı, şefkatle kucaklamayı nasihat etmişlerdir. Nimetlerin en büyüğü akıldır. Aklını kullanır, dilini hoş tutarsan mesele kalmaz. Bunun aksi davranışlar insan olana yakışmaz. O zaman güneş görmemiş ham meyve olarak kalırsın. Konuşurken ağzımızdan çıkacak her sözü, Muhakeme-i Kübradan geçirmemiz lazım. Sarfettiğin sözler senin kulağına hoş geliyor mu, geliyor ise başkalarına da hoş gelir, ikram et. Eğer kırıcı olacaksan, tenkit edeceksen hiç konuşma. Malum; söz gümüşse, sükut altındır.
Hazreti Ali Efendimiz de buyurur, der ki: “Kişi dili altında gizlidir.”
Bununla ilgili şu hikayeyi dile getirmem çok yerinde olacak: Bir gün Hazreti Mevlana’nın huzuruna iki kişi geliyor. Cenab-ı Mevlana ikisiyle de muhabbet ediyor, fakat biri susuyor hiçbir şey söylemiyor, diğeri de sorularına cevap veriyor. Bu iki kişi Mevlana’nın huzurundan ayrıldıklarında, aynı muhabbet ortamında bulunanlar Mevlana’ya soruyorlar: “Bunlar nasıl kişilerdi ya Mevlana?” Mevlana onlara şu cevabı veriyor: “Konuşan kişi şu derecededir, diğeri hakkında bir şey diyemiyorum, çünkü konuşmadı.” Yani kimliği ortaya çıkmadı. Bizler, mademki sarraf dükkanında çalışıyoruz, toplum ne ayardadır, konuşmalarından anlarız. Fakat bizlerin önemli bir vazifesi de, onların örtülerini kaldırmadan onlara insandan söz etmektir. Böylece belki o insandan örnek alır da, bir gün gelir o da güzel bir insan olur, Hakk olur. Kısaca, insanın bedeni libasdır, örtüdür. Bir Hakk dostu, Hakk ile Hakk’tır, ama bu sırrı aşikar edemez, ben Allah’ım diyemez. Eğer, ben Allah’ım, derse benliğe tutulmuş olur ve Firavun sıfatına ermiş olur. Ne kadar yoklukta durursa, o kadar Hakk’ın yüzü ondan tecellisini gösterir.
Yüce Mevlana’mız, “Aşk edepten doğar” diye buyurur ve şöyle bir dil sarfeder: “Kim dost yolunda pervasızlık ederse erlerin yolunu vurucudur, namert odur. Edepten dolayı bu felek nura gark olmuştur. Yine edepten dolayı melekler masum ve tertemiz olmuşlardır. Güneşin tutulması, küstahlık yüzündendir. Bir melek olan Azazil de yine küstahlık yüzünden kapıdan sürülmüştür.”

Yazan

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Yorumunuzu yazabilirsiniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.