1001 HADİS IŞIĞINDA – 47

“Babanın muhabbetini muhafaza eyle, eğer ki o sevgi rabıtasını kaybedersen, Cenab-ı Hakk dahi, senin feyiz ve saadet nurunu söndürür.”

Hüdavendigar Mevlana buyurur, der ki: “Anam aşk, babam aşk, peygamberim aşk, Allah’ım aşk. Ben de bir aşk çocuğuyum. Aşkı ve sevgiyi söylemeye geldim bu aleme.
Aşıkların dini nedir? İnsanı sevmeden, Hüda’yı sevemezsiniz ki! Kim bir insanı çok severse, sevilen kişi onun hem dini, hem imanı, hem de mezhebidir. Fakirin nazarında benim dinim de, mezhebim de, Rabbim de Hazreti Muhammed’dir. Peygamber Efendimiz ile Mevlana’yı hiç ayrı görmem. O’nun da özü Muhammed’dir.”
Fakir, kalbim Sevgilim ile o kadar dolu ki, O kalbimden ne dilerse öyle yola koyulurum, Onu dinlerim ve Onun emriyle hizmetlerimi yaparım. Bana ait hiçbir şey yoktur. Bunu da insana ancak aşk yaptırır. Ama eğer insanda aşk yok, sevgi yok ise; kendi ilmine güvenerek yola koyulmuş, kendi aklını beğenmiş, herkesi hakir görmüş, kendini beğenmiş ise o, ancak kendini kandırmış olur ve hiçbir yere varamaz.
Bakın ne diyor Hazreti Şems, “Küll isen safi”, ne demektir bu; misal olarak, mangalda ateş vardır ya, o mangalda bir kıvılcım dahi olmasını istemiyorum, o kıvılcım bile kül haline gelsin, o kıvılcım kadar bir yere bir muhabbetin olmasın senin, eğer olursa, o bir tek kıvılcım senin varmak istediğin yere ulaşmana engel olur. Artık yeniden doğuyorsun, bundan sonra annen de baban da O senin, peygamberin de O senin, Allah’ın da O senin, Sevgilin de O senin. Yolcu kendini bu şekilde yola koymalı ki varmak istediği o yere ulaşabilsin. Yolcu temizlendiğinde bakacak görecek ki, ne yüzlerle gelecek O.. Allah’tır süsleyen bu alemi, bir bakarsın, girmiş bir hırka içine, sakal da bırakmış gizlemiş kendini; bütün güzellikler, bütün güzel yüzler Onunla donatılmış, O bir açsa yüzünü yer gök yerinden oynar, Hazreti Şems-i Tebrizi’nin buyurduğu gibi; nizam bozulur, bütün alem mahvolur gider.
İşte bu yüzden bizler ölümsüzleri kendimize dost edindik ki, onlarla birlikte dünya durdukça yaşayalım ve onları yaşatalım. Annemiz ve babamız bizlerin dünyaya gelmemiz için bir vesiledirler. Onlar bizlere şefaat edemezler. Şefaat bizden onlara olacaktır. Hazreti Mevlana bakın ne diyor: “Benim bir manevi evladım, bana münacatta bulunursa ben onun yedi sülalesine şefaatçi olurum.” Çünkü şefaat Hazreti Muhammed’e aittir, bizler de O’nun bendesiyiz.

Yazan

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Yorumunuzu yazabilirsiniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.