1001 HADİS IŞIĞINDA – 6 

“Kazandıklarınızla, evvela kendi ihtiyaçlarınızı karşılayınız, sonra artarsa yakınlarınızın, ondan sonra da fazlası ile yine akrabalarınızın, kalanıyla da derecelerine göre yine etrafınızdaki komşularınızın ihtiyaçlarını karşılayınız.”

Cenab-ı Mevlana der ki: “Biz Hakk’ın temsilcisiyiz. Hakk’ı en güzel dille bendelerimize anlatmak için memuruz.” Bu dünyadaki güzellikler, ne varsa bütün varlıklarıyla sizlerin emanetine verilmiştir. Dünyaya sevgi ile bakacaksın ama gönlüne koymayacaksın. Güzel şeyler sende varlığını zuhura getirdiği zaman sen daha da yokluğa bürüneceksin.
Dünyadan el çekmek, dünyadaki her işi bırakıp, bir kenara çekilip hiçbir iş yapmamak demek değildir. Dünyadan gerçek el çekiş; her şeyin içinde olarak hiçbir şeye bağlanmamak, dünyevi istek ve arzulardan uzak durmaktır, onlara kalbimizde yer vermemektir. Ama topluma yararlı olmaya hizmet etmeye devam etmektir. Elin dünyada olsun ama gönlün, gönül verdiğin yerde olsun ve kazandıklarınla da hayrat yapmaya, yardıma ihtiyacı olanlara yardım etmeye koş.
Kainattaki her canlı ve her insan yaşamını sürdürebilmek için çalışmak ve çaba göstermek zorundadır, bu ilahi yasanın gereği ve doğanın kuralıdır. Asıl yiğitlik budur. Yoksa kendini dünyadan tamamen uzak tutan, istese de istemese de hiçbir şey yapamaz. Onun için herkesin içinde yaşayarak, her şeyin içinde olarak, Allah rızası için en iyi olanları yapıp topluma yararlı hizmetlerde bulunmak en doğrusudur. Kişinin dünyaya ve dünyevi şeylere duyduğu arzu, istek ve tutkuları; sevgi, iman, irade ve bilginin gücü ile dengeleyebilmesi gerekir; gerçek el çekmek ancak o zaman mümkün olur.
Peygamberler, ermişler, hakiki evliya ve azizler de dünyaya bağlılıklarından kurtulup, arzu, istek ve tutkuları öldürdükleri halde, yine de bir kenara çekilmeyip diğer kardeşleri için hizmete devam etmişlerdir.
Çalışıp çabalamayı bırakmamış kardeşlerini uyandırarak arındırmaya çalışmışlardır. Sizler boş durmayacaksınız. Çalışıp, aklınızla fikrinizle, zikrinizle bedeninizle veya iş gücünüzle topluma hizmette olacaksınız.
Kalbinizde hissettiğiniz çalışmaya, yardım etmeye duyulan muhabbet, sizlere Allah’ın armağanıdır. Topluma bir hizmetle çıktığınız zaman, size Allah izin verdiği için olduğunu unutmayın. Herkes O’na hizmet veremez, O’na kulluk edemez. Eğer sizde bir tecelli var da O’nu yansıtabiliyorsanız, şükretmeniz gerek. Demek ki O sizi güzelleştirmiş; siz bir vazifeyi yerine getiriyorsunuz. İnşallah layıkıyla başarırsınız. Ona layık olan Allah’a, layık olamayan dünya işlerine hizmet verir. Allah alanlardan değil, verenlerden olmayı nasip etsin.

Yazan

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Yorumunuzu yazabilirsiniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.