1001 HADİS IŞIĞINDA – 7

“Ben size müjde ederim, siz de, sizden sonrakilere müjdeleyiniz ki, o tek olan Hakk’ın zatında, sıfatında, işlerinde bir benzerinin daha olmadığına, sadıkane bir şekilde şehadet edenler, cennete girerler.”

Cenab-ı Mevlana, şehadet, yani şahit olmak konusunda şöyle buyurmaktadır: “Neden ezel hakiminin mahkeme koridorlarında susup duruyoruz? Biz buraya davranışlarımızla şahitlik etmeye gelmedik mi? Neden Hazreti Muhammed’in emirlerine uyarak, insan gibi yaşayarak şahitliğimizi, kulluğumuzu yerine getirmiyoruz?”
Şehadetin manası: Eşhedü en la ilahe illallah; yani, şehadet ederim bütün cihan boş, ancak sensin, Allah. Ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu; yine şehadet ederim Allah’ım, Hazreti Muhammed gibi sana kulluk edeceğim ve topluma senden söz edeceğim, demektir. İşte sadıkların şehadeti budur. Yoksa şehadet ettikten sonra yine nefsinde yaşamaya devam edenler, papağan gibi şehadet etmiş sayılırlar. Şehadet ağızdan çıkıp, kulaklar işitti mi, artık onun manasında yaşamak gerekir. Eğer Müslümanlar şehadetlerinde yaşamış olsalardı hiçbir zaman kötülük yapmaz, silaha da sarılmazlardı. Çünkü hepsi Muhammedi’leşir ve tertemiz insanlar olurlardı. Herkes tarafından sayılan, sevilen insanlar olurlardı. Dünya bir barış ve sevgi yuvası haline gelir ve insanlar huzur içinde yaşarlar, yaşatırlardı.
Bir Müslümanın içi de, dışı da temiz olacak. Yalnız lafla Müslüman olunmaz, namazla, bele kadar sakalla, kavukla Müslüman olunmaz. Nefsini yenmeyi başaramazsan, gece-gün zikir yapsan, namaz kılsan ancak kendini kandırmış olursun, ama Allah’ı kandıramazsın, Allah kanmaz…
Gerek Hazreti Muhammed, gerek Cenab-ı Mevlana ve diğer velilerin hepsi Hakk ile Hakk oldular, hep Hakk’ı yadettiler ve gönüllerde yer aldılar. Şimdi bizlere de düşen onlar gibi olmaya çalışmak, onları ruhumuzda bende etmek, onlar gibi toplumu aydınlatmak ve hem kendimizi hem de onları yaşatacak güzel işlere sürüklemek, güzel hizmetlerde bulunmak, güler yüzlü, tatlı dilli olmak, kimseyi hor görmemek, nefsimize hakim olmak ve kırıcı olmamaktır.
Bir insan Hakk’ı bulamadı mı, dünyalar onun olsa da yine boşluktadır. Bizim vazifemiz Hakk’ı istemek, Hakk’ı bulmak ve onunla yaşamak ve onu yaşatmaktır. Onu bulduktan sonra herşeyi bulmuş oluruz, her işimiz kolaylaşır. O da insan dışında değil. Manevi büyüklerimiz bizlere birer aynadır. Temiz bir inanç ve imanla bakıldı mı, gün gelir, siz de O olursunuz.

Yazan

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Yorumunuzu yazabilirsiniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.