1001 HADİS IŞIĞINDA – 73

Sende bulunan bir şeyle sana sövene karşı, sen onda varlığını bildiğin bir ayıb ile söverek karşılık verme. Zira sen sükut edersen, bu davranışının faydası sana ve onun davranışının zararı kendisine aittir.

Hüdavendigar Mevlana, bir gün, sohbet esnasında diyor ki: “Ben yetmişiki milletle beraberim.” Mevlana’nın bu sözünü duyan bilginler arasında bir hayret doğuyor. Çünkü yetmişiki millet deyince çok karışık; kafiri var, mümini var; hırlısı var, hırsızı var… bunların hepsiyle Mevlana nasıl beraber olabilir? diye hayret ediyorlar.

Aralarından bir bilgin, içlerinden birisine diyor ki: “Git Mevlana’ya sor, böyle bir söz söylemiş mi söylememiş mi? Eğer ki söyledim derse, bildiğin ne kadar küfür varsa yüzüne söyle, hakaret et.” Adam gidiyor, Mevlana’yı buluyor ve soruyor: “Ya Mevlana! Sen bir yerde bir söz sarfetmişsin, yetmişiki milletle beraber olduğunu söylemişsin. Böyle bir söz söyledin mi? Bunun aslı var mıdır?” Mevlana, “Evet” demiş, “aslı var… ben yetmişiki milletle beraberim…” Bu cevap üzerine adam açıyor ağzını yumuyor gözünü ve ne kadar çirkin söz varsa söylüyor Mevlana’ya. Mevlana hiç kendisini bozmuyor. Adam söyleniyor söyleniyor ve sonunda susuyor. Mevlana soruyor, “Bitti mi konuşman?” Adam diyor, “Bitti!” O zaman Mevlana adama şöyle sesleniyor: “Ben hem senin bu sözlerinle de beraberim, hem seninle de beraberim.” Adam hayret içinde kalıyor ve Mevlana’nın ne kadar haklı olduğunu görüyor. Özürler dileyerek ellerine kapanıyor…

Yine bir gün Mevlana’ya soruyorlar: “Seni bir köpek ısırsa ne yaparsın ya Mevlana?” Mevlana onlara şu cevabı veriyor: “Susarım” diyor, “ben köpek değilim, ona köpekçe karşılık vereyim. Onun ısırmasına karşılık ben ancak dudağımı ısırırım…”

Hazreti Ali Efendimiz de, “Dünyamızda ne kadar Müslüman varsa hepsinin din kardeşiyim, dünyamızdaki bütün insanların, insan kardeşiyim” diyor. İnsanlar farklı dinlere, farklı mezheplere bağlı olabilirler ama insan iseler hiç kavga etmeden kardeş gibi yaşarlar.

Hüdavendigar Mevlana’mızın dünyaya güzel bir seslenişi var, diyor ki: “Sevgiye dair ne varsa bu alemde ben orada varım. Kavgaya, savaşa dair ne varsa ben orada yokum.”

Bütün olay kendini tanıyarak, insanca yaşamak, Yaratan’dan ötürü bütün varlıklara sevgiyle bakıp, sevgiden söz ederek hayatı sürdürmektir.

Bakın Mevlana’ya yine bir soru soruyorlar: “Ya Hüdavendigar Mevlana! Bu kadar kitap okudun, peki ne öğrendin?” Mevlana, soran kişiye şu cevabı veriyor: “Çok doğru bir soru sordun. Şimdi ne öğrendiğimi bilmek istiyorsun. Sana söyleyeyim, ne öğrendiğimi… Bu kadar kitap okudum, sonunda adımı öğrendim.” “Nedir adın ya Mevlana?” “Benim adım ‘İnsan’… İnsan olduğumu öğrendim. İnsan olarak geldim bu aleme, insan olarak yaşadım ve insan olarak Allah’ın huzuruna çıkacağım.”

Yazan

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Yorumunuzu yazabilirsiniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.