Bir Mürşid Müridini Bu Kadar Severse

Şimdi o kadar çok seviyor Hüsameddin’i, akıl tarif edecek bir şekilde değil.

Hüsameddin Çelebi’nin hanımı hastalandı, izin istedi Mevlana’dan, gitsin hanımına baksın, Mevlana izin verdi. Kış ayındalar.

Şimdi Mevlana Hüsameddinsiz, türbeyi boş buluyor. Nasıl bir aşık sevgili olmadan duramaz, Mevlana da Hüsameddin’siz duramıyor. En sonunda, Sultan Veled’e, Şeyh Saadettin’e, bana izin verin, ben çıkıyorum, Hüsameddin’e bir bakacağım, diyor.

Biliyorlar onun Hüsameddin’i nasıl sevdiğini.

Yola koyuluyor, geliyor Hüsameddin’in evinin kapısına, bakıyor lamba sönmeye yüz tutmuş, Mevlana demiş, hanımı istirahate çekilmiş, Hüsameddin’i de rahatsız etmeyeyim, geç oldu.

İyi ama tekkeye de dönmüyor.Kapının önünde tefekkürde duruyor, kar yağmış yağmış yağmış, sakalını, bıyıklarını örtmüş, Mevlana kardan adam olmuş.

Sabah, namaza doğru, hanımı kapıdan uğurluyor Hüsameddin’i. Aaa demişler, çocuklar kardan adam yapmışlar, ama acaba ne zaman yaptılar, çünkü kar yadsıdan sonra yağmaya başladı. Konuşuyorlar, bilmiyorum hanım diyor, burada bir keramet var, gideyim bir bakayım.

Yürümüş gelmiş yanına, ne baksın, koca pir, her tarafını kazımış, efendi hazretleri bu hal ne?.

Ey ruhumun mertebesi, demiş Mevlana, ben akşamdan beri buradayım, senin kokundan oturuyorum.

Şimdi tasavvuf ne der: Hak aşıkları. Bir mürşid müridine bu kadar aşık olursa artık mürid düşünsün.

Yani Allah bu kadar aşık olursa yarattığına, yarattığı düşünsün şimdi o Allah’ı nasıl sevmesi lazım.

Sohbet Listesi

Yazan

Mevlanarumi.org

Administrator of mevlanarumi.org

Yorumunuzu yazabilirsiniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.